Antalya’dan Amerika ve Kanada’ya… 3 kıza 3 seçkin üniversiteden kabul
![]()
Antalya’da yaşayan 3 lise öğrencisi yaptığı çalışmalarla Amerika ve Kanada’daki prestijli üniversitelerden burslu kabul aldı. Bahçeşehir Koleji öğrencileri Narin, Begüm ve Tuana bu başarıyı enerji, sağlık ve ekonomi alanında yaptıkları çalışmalarla elde etti.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) Princeton ile Stanford Üniversitesi ve Kanada’daki McGill Üniversitesi’nde önümüzdeki ağustos ve eylül dönemlerinde eğitimlerine başlayacak Antalyalı 3 kız öğrenci, fark yaratan çalışmalara imza attı. Bahçeşehir Koleji Antalya Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencilerinden Narin Yüksek, nükleer enerji alanında yaptığı çalışmalarla ABD’deki Princeton Üniversitesi’nde yüzde 100 bursla eğitim görecek. Aynı okuldaki Begüm Zeynep Yapıcı, hem biyoteknoloji alanında yaptığı yapay deri projesi hem de pirinç atığından çimento çalışmasıyla Stanford Üniversitesi’nden burslu kabul alırken, Tuana Jan Koyuncu ise Kanada’daki McGill Üniversitesi’nde burslu olarak yükseköğrenimine başlayacak. Kurumun Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, Türkiye genelindeki kampüslerinde eğitim gören 372 lise öğrencisinin dünyanın en prestijli üniversitelerinden bin 448 kabul aldığını dile getirerek, “Biz Türkiye’nin geleceğini, bilim temelli ve evrensel değerlerle yetişmiş gençlerini hazırlıyoruz. Bu başarı sadece kurumumuz için değil, ülkemiz için de büyük bir gurur kaynağı” diye konuştu.
DÜNYAYA TEMİZ VE GÜVENLİ BİR ENERJİ
Narin Yüksek, Princeton Üniversitesi:
Bu Ağustos’ta ABD’deki Princeton Üniversitesi’nde tam burslu olarak eğitimime başlayacağım. Liseye başlarken hedefim üniversitede pilotaj bölümünde okumaktı. Ancak bu süreçte uçuş fiziğinin temel unsurlarından biri olan türbülans konusuna yöneldim. Bunun arkasındaki bilimi araştırırken de nükleer füzyon ile tanıştım. Elektrik ve doğal kaynak kıtlığının görülmeye başladığı dünyamızda enerji bağımsızlığı, iklim krizi ve sürdürülebilirlik her gün gündemimizde. Buna rağmen nükleer bilim hakkında, özellikle Türkiye’de, sahip olduğumuz bilgi ve eğitim kaynakları çok kısıtlıydı hatta konu sadece felaketlerle anılıyordu. Araştırmalarımdan öğrendiklerimi uzman olmayan kitleye yönelik makalelerle paylaşmaya başladım. Böylece ilk yayınladığım yazıyla ABD’deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Plazma Bilimi ve Füzyon Merkezi’ne ulaştım ve orada araştırma işbirlikçisi olarak çalışmalarıma başladım. Ayrıca İsviçre Plazma Merkezi’ne de misafir araştırma görevlisi olarak gittim. Üzerinde çalıştığım füzyon enerjisi, atomların birleşmesiyle sınırsız, temiz ve güvenli enerji üretmeyi hedefliyor. Yaptığım çalışmalar özellikle günümüzde önemli bir etkiye sahip olan yapay zeka teknolojisinin harcadığı aşırı enerjiye bir çözüm olabilecek. Üniversite kabulümde de bu çalışmalar önemli bir rol oynadı.
YANIK TEDAVİSİNDE ‘YAPAY DERİ’
Begüm Zeynep Yapıcı, Stanford Üniversitesi:
Annem hemşire ve çocukken sürekli onunla hastanelere gidiyordum. O dönem fark ettim ki, sağlık alanında üretilen teknolojiler katı yani değişmeyen maddelerden oluşuyor. Oysa insan vücudu sürekli değişiyor. Bu noktada biyoteknolojiye olan ilgim başladı. Lise yıllarında da ‘yapay deri’ üretmeye karar verdim. Bu deri, ciltte yanık veya doku hasarı meydana geldiğinde kullanılabiliyor. Normalde bir cilt yanığı yaşandığında ve ilk müdahale yapıldıktan sonra doktorlar dokudaki şoku önlemek adına ilgili bölgeye streç film sarmayı öneriyor. Ancak onun yerine ürettiğimiz yapay deri hem bahsedilen şoku hem de bakteriyel enfeksiyonların oluşmasını önlemeye yardımcı olacak. Yapay derinin ana içeriği katı bir jelden oluşuyor. Ayakkabı tabanları için kullanılan maddenin daha ince bir versiyonu diyebilirim. Bu çalışmam sayesinde Stanford Üniversitesi’ne yüzde 90 bursla kabul aldım
PİRİNÇ ATIKLARINDAN ÇİMENTO
Farklı bir projem de çimento üretimi üzerine oldu. Normalde çimento üretimi ve kullanımı sırasında çok fazla karbon salınıyor. Pirinç kabuklarını kullanarak ürettiğimiz çimento ile karbon salınımını ve dolayısıyla hava kirliliğini azaltıyoruz. Bu projeye yaklaşık 4 milyon liralık bir fon toplamayı başardım. Amacımız şehirlerdeki karbonu azaltarak insanların daha sağlıklı yaşamasını sağlayabilmek. Üniversitede eğitimim sırasında da sağlık teknolojilerini geliştirmek adına çalışmalar yapmaya devam edeceğim.
TÜRKİYE’NİN EKONOMİK KRİZLERİNİ ANALİZ ETTİM
Tuana Jan Koyuncu, McGill Üniversitesi:
Kanada’da birinci dünyada ise 20’nci sırada yer alan McGill Üniversitesi’ne yüzde 70 bursla kabul edildim. Üniversite eğitimimi ekonomi ve siyaset alanında sürdüreceğim. Fen ve teknoloji lisesi öğrencisi olmama rağmen sosyal bilimlere her zaman ilgim vardı. Çünkü küçükken haberlerin izlendiği ve hiç kapanmadığı bir evde büyüdüm. Lise eğitimim sırasında da ekonomi, siyaset ve felsefe üzerine çalışmaya başladım. Geçtiğimiz yıllarda ABD Ticaret Bakanlığı’nda kıdemli finansal danışmanlık yapmış olan Kolombiya Üniversitesi Profesörüyle beraber bir makale yazdım. Bu makalede Türkiye’nin 2001 – 2024 yılları arasındaki ekonomik durumunu analiz ettim. Yalnızca ekonomi alanında değil siyasal bilimlerin ve felsefenin de içinde olduğu bir alanda ilerlemek ve bu sayede insanların yaşamlarına dokunabilmek istiyorum.