60 yaş ve üzeri yabancı dil öğreniyor… ODTÜ’de ikinci bahar
![]()
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin 70’inci kuruluş yılında dünyada ilk olacak farklı bir proje uygulanmaya başladı. ODTÜ’lü hocalar, 60 yaş ve üzeri 80 kişiye, evlerinde oturup boşa vakit geçirmek yerine dil öğrenme fırsatı sunuyor.
ÖĞRETİM üyelerinin akademik rehberliğinde, ODTÜ Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren FabuLAB tarafından yürütülen, Ankara Çiğdemim Derneği ve Bilge Hayatlar Yaşlı Bakım Merkezi ile işbirliği içinde gerçekleştirilen program, ileri yaşta öğrenmenin bilişsel ve sosyal boyutlarına odaklanıyor.
DEMANSI GECİKTİRİYOR
Diğer yandan bilimsel olarak dil öğrenmenin demansı geciktirdiği de biliniyor. Program yalnızca dil öğretimini değil, ileri yetişkinlik döneminde bilişsel canlılığın ve sosyal katılımın desteklenmesini hedefliyor. Araştırmalar, zihinsel olarak aktif kalmanın “bilişsel rezervi” güçlendirdiğini ve karmaşık öğrenme faaliyetlerinin beyin ağlarını desteklediğini gösteriyor. Özellikle iki dilliliğin demans başlangıcını ortalama 4–5 yıl geciktirebildiğine işaret eden çalışmalar, dil öğreniminin yaşlanma sürecindeki önemini ortaya koyuyor.
60-90 ARASI 80 ÖĞRENCİ
Bu çalışma bir dil eğitim programı olmanın ötesinde, ileri yaşta öğrenmenin mümkün ve anlamlı olduğunu görünür kılmayı, yaşlıların yeniden öğrenme süreçlerine dahil olması ve bu alandaki yerleşik kabulleri sorgulamayı amaçlıyor. İlk etapta 60–90 yaş aralığında yaklaşık 80 katılımcı yer alıyor. Programı dil eğitimi, biliş, program geliştirme ve sınıf içi etkileşim araştırma alanlarında uzmanlaşmış ODTÜ akademisyenleri Prof. Dr. Bilal Kırkıcı, Doç. Dr. Hale Işık Güler, Doç. Dr. Betil Eröz ve Dr. Funda Okay yürütürken onlara lisans ve lisansüstü düzeyde 6 öğrenci de destek veriyor. Hocalar, ilk zamanlar İngilizce öğrenmede çekingenlik yaşayan yaşlıların, daha sonra büyük bir istekle derslere katılmaya başladığını, ders günlerini heyecanla beklediklerini, torunlarıyla İngilizce kelimeler paylaştıklarını ve yeni bir dil öğrenmenin getirdiği özgüveni yaşadıklarını anlattı. Programın ilk etabı mayıs ayı sonundatamamlanacak.
ZİHİNLER CANLI KALSIN
ODTÜ Teknokent’te 4 dilbilimci ve dil eğitimcisi bu konuda gece gündüz araştırmalar yapıyor. Bu yolla toplumdaki bilişsel canlılığı, zindeliği korumak istiyorlar. Diğer yandan demans ile ilgili çalışan hekimlerle de işbirliği yapıyorlar. Amaçları bilişsel yaşlanmayı yavaşlatmak. Uzmanlar, “Her yaşta öğrenebilir, gelişebilir ve hayata yeni bir pencereden bakabilirsiniz. Beyninizi yeni bir dil öğrenerek çalıştırın, zihniniz canlı kalsın” diyor.
ÇOK HIZLI ÖĞRENİYORLAR
Programın yürütücülerinden Prof.Dr. Bilal Kırkıcı, şunları söyledi: “Hem onlara İngilizce öğretiyor hem de onlardan biz de çok şey öğreniyoruz. Bizi çok şaşırttılar. Çok hızlı öğrendiler, sosyalleşmekten mutlular. Evlerinden çıkmaları için çok güzel bir vesile oldu. Öğrencilerimizden biri de kendi annem. Zihinlerini aktif şekilde kullanıyorlar. Her hafta ödev veriyoruz, onları yapıyorlar, çok soru soruyorlar ve hırslılar. Yaşları 60 ile 87 arasında. Huzur evinde yaşayan katılımcılarımız da var, onlarla da ayrı bir program yürütüyoruz, gelemeyecek durumda olanlara biz gidiyoruz.”
ZİHİNSEL EGZERSİZ
Programın bir diğer yürütücüsü Doç. Dr. Hale Işık Güler, “Bu tür dil öğrenme deneyimleri, örneğin sözcükleri hatırlamayı, sesleri ayırt etmeyi, anlam kurmayı, dikkatini belirli bir odağa yöneltip sürdürmeyi, karşılıklı iletişim içinde hızlı ve uygun tepki vermeyi ve sosyal bağlamı yorumlamayı aynı anda gerektiriyor. Bu yönüyle dil öğrenmek, beyin için çok katmanlı ve zengin bir zihinsel egzersiz alanı oluşturur“ dedi.
AKIL YAŞTA DEĞİL…
Doç Dr. Betil Eröz ise şöyle konuştu: “Toplumda hâlâ çok yaygın olan ‘Bu yaştan sonra öğrenilmez’ algısını bilimsel ve insani bir zeminde değiştirmek ve dönüştürmek istiyoruz. Öğrenme yalnızca çocukluk ve gençlik dönemine ait olmamalı, hele de insan ömrünün mütemadiyen uzadığı bu çağda. Bizim için önemli olan, bir yandan büyüklerimizin beyin sağlıklarına katkı sağlamakdiğer yandan da büyüklerimizin öğrenme sürecinde kendilerini aktif, üretken ve değerli hissetmeleri.”
ÖĞRENCİLER MEMNUN… YAŞAM KALİTEMİZ ARTTI
Önder Yıldırım (84 yaşında): Devlet dairesinden emekli oldum. Eşimi kaybettikten sonra hayatımda ciddi bir boşluk oluştu. Bu süreçte beni yeniden hayata bağlayan etkenlerden biri bu programa katılmak oldu. Başlangıçta kolay değildi, ilk günlerde çok zorlandım, stres yaşadım ve bırakmayı bile düşündüm. Ama hocaların ısrarı ve desteğiyle devam ettim.
Sıdıka Tekel (82 yaşında): Emekli öğretim üyesiyim. Bu yaşta yeni bir dili öğrenmenin zor olacağını düşündüm. Ama başladıktan sonra bu düşüncem değişti. İlk zamanlar zorlandım. Yeni kelimeler öğrenmek kolay değildi. Ancak zamanla hem kendime hem de sürece daha fazla güven duymaya başladım. Derslerin düzenli ilerlemesi ve hocaların sabırlı yaklaşımı dil öğrenmeyi benim için daha ulaşılabilir hale getirdi.
Hasbi Yücelgen (71 yaşında): Eczacıyım. Üç yıl önce emekli oldum ve çalışma hayatından uzaklaştım. İlerleyen yaşlarda karşılaşılabilecek bilişsel kayıpları önlemek, zihinsel olarak aktif kalmak için böyle bir programa katıldım ve devam ediyorum. Aynı yaş grubundaki arkadaşlarıma baktığımda onların da benzer bir çaba içinde olduklarını görüyorum. Düzenli olarak bir şeylerle meşgul olmak, öğrenmeye devam etmek ve kendine bir hedef koymak insanın yaşam kalitesini de artırıyor.